Yaşayan Kıyafetler

Geçen bir olayla karşılaştım ve o çocukla tanışmak bir olmadı ya . Yani olamadı aslında… Utandım ya. Çöpçüler geldiğinde önce onlarla konuştu, sonra çöpün içine girip bir şeyler çıkardı… Baya gülüyordu çöpün içinde çöpçü herhalde 🙂 Ama özel okulda böyle bir çocuk ne alaka ya diye de soramadım kendime bile. Çöpe elini sokmuş bir şeyler çıkartıyordu. Her çıkardığında kafasını mutluydu. Sayılar sayıyordu. Her defasında mimikleri değişiyordu ama. Gittikçe gülüyor kafasını yaşıyordu. Yükseliyordu her dalışta. Çöp kafa mı yaptı diye düşünmüştüm ilk başta.

Neyse sonra koca bir valize doldurdu çıkardığı her şeyi. Devamında çöpçülere yardım etti çöpleri kamyona boşalttı ve yarım saat teşekkür etti çöpe girerken o çöpçüler bekledi diye. Büyük hareketleri vardı. “-Yüksek desibel tercihtir.!”diyor sonrasında tanıştığımızda sordum anlattırdım.

Bende sonra mahçup oldum çocuğa karşı. Yani görünen köyün kılavuza değil, bildiğin oranın yerlisine ihtiyacı olurmuş bazen dedim ve onun köyünün de tek yerlisi oymuş belliki.

Çok garip bir çocuk.

-Üzerindeki tulum ne ya? dedim.

“-Abi ben kağıt toplayarak kazandım buraları.” dedi. Önce anlamadım sordum dedim nedir olay? Abi dedi anlattı. Ama saygılı çocuk taktir ettim.

Nedir çöp sevdan peki aslan parçası dedim. Anlattı.. Ama ben dinlemedim sadece ağladım. Aynı anda iki şeyi yapacak kadar da zekiyim . Boşuna mı agnostik adam dedi yazar.

Neyse

Çöpe atılan şeyler içinde kıyafetler olduğunu fark ettim gece geldim iki valiz topladım abi dedi.

-Sonra içinde kalanlara içim el vermedi, dersten sonra koşarak geldim ama çöpçü abilerle aynı zamana yetiştim. Onlardan da rica ettim on dakika verin bana sonra size de yardım edeceğim dedim . Onlar da izin verdi sağolsunlar iyi abiler. Beklediler bende ayakkabı kıyafet mont çeket herşey çıkarttım kalanları. Otuz iki çift ayakkabı vardı abi irili ufaklı. Kadın, erkek ayakkabıları…

Durmuştum o anlatırken acımıştım çocuğa. Özel okula gelmiş ama durumu kötü herhalde . Çöpten kıyafet çıkarıyor lan çocuk dedim. Buradaki burjuvalara arabayı belediye dağıtmış gibiyken bu çocuk çöpten giyiniyor.

Sonra sordum dedim ne yaptın otuz iki çift ayakkabı ve kat kat kıyafeti…

“-Satıp harçlık yaptım.” dese bu kadar ağlamazdım.

“-İhtiyaç abi. İhtiyaç… İhtiyaç sahipleri var.” dedi.

“-Nasıl yani?” dedim durdum az. Devam etti anlatmaya, meğerse iki günde çıkarttığı okulun çöplüğünden kıyafetleri kendi çamaşır tozuyla okulun makinalarında yıkayıp ihtiyaç sahiplerine göndermiş… Ağladım be…

“-Abi bu yüzden yönetimden fırça yedim. Okulun makinalarına çöpten çıkan kıyafetleri mi attın?” dediler.

Çok sinirlendim bu duruma ve yolacaktım o yönetimi!

“-Ama üstesinden geldim abi!” dedi.

Güzel yürekli çocuk senin yüreğinden öpeyim.

“-Senden bi kaç tane daha olsa ya !” dedim bir an istemsizce.

“-Abi ben varım ya. Ben yeterim!” dedi. Gözleri parlak parlak. Sıska bir çocuk değildi maşallah, zebellah gibi bir şey.

Sen yetemezsin, gibi gözle baktığımı görünce. Döndü arkasını ve okulu gösterdi.

“-Bu kervanda kimse bir şey yapmıyor satın alıp gönderiyor. Ben çöpten bile çıkarıyorum ben emek veriyorum abi. Emek emek yaparım kime ne lazımsa.” dedi.

“-Senin bir ihtiyacın var mı abi?” diye de ekledi sonra.

Baktım güldüm ona… Var çocuk var… benim değil ama geleceğin senin gibi gençlere ihtiyacı var!

Sonra kendime geldim. Gözüme kaçan tozu sildim. Burnum da akıyor arada işte.

“-Teşekkür ederim genç sıkıntı Yok. Ama aklımda bir ihtiyacım olursa söylerim sana.”

Güldü.

“-Abi ben bilmezsem yetişemem. Ama kurban olayım iyi abiye benziyorsun sen. Beni anlayan çıkmadı ama arada böyle senin gibi abiler dinliyor. Lütfen yaz numaramı . Ayağına taş değdiğinde ara. Vallaha koşar gelirim bak.” dedi.

Derken, zaten ayağıma değil ama yüreğime koca koca taşlar değdi kardeşim… Heyecanlı bir çocuk. Ama gözleri enerji saçıyor. Bu çocuk atomu parçalayamaz belki ama insanların yüreğini parçalar. Onların sönmüş bütün mumlarını yakar. Öyle hissettim yani. Sonra söz verip ayrıldım yanından.

-Arayacağım seni. İhtiyacım olduğunda arayacağım bir delikanlı var!” dedim.

Oturdu ve gülerek uğurladı beni. Gözden kaybolunca ben döndüm kenardan baktım. Hala gülüyordu. Bu gülüş çok tanıdık geldi ama neyse. Düşünecek çok zamanım oldu sonra. Çokta karamsar olmamak lazım, ülkede çöpten bile hayat çıkaran çocuklarımız var. Bu çocuklar büyütecek bu ülkeyi. Bunlar kol kanat gerecek. Asimile olmamış gençler görmek dileğim var hep.-


Yaşayan Kıyafetleri Sizler için Seslendirmiştim.

Yıldız vererek bize daha iyi içerik üretmemizde destekçi olabilirsiniz.

Değerlendirme: 0 / 10.
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir